Erdoğan: Geçmişini inkar edenin inşa edebileceği bir istikbal asla yoktur
İstanbul, 4 Eylül (Hibya) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi” Programı'nda açıklama yaptı.
İstanbul, 4 Eylül (Hibya) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi” Programı'nda açıklama yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:
“Eksim Holding'e kırk sene boyunca Türkiye ekonomisine yaptıkları eşsiz katkılar için ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sizlerle birlikte Holding çalışanlarının kırkıncı kuruluş yıl dönümünü tebrik ediyor. Başarılarla dolu daha nice seneler diliyorum.
Bu vesileyle hatıralarını her zaman özlemle yad ettiğim kıymetli dostlarım Abdullah ve Fahreddin Tivnikli'ye bugün bir kez daha Cenabı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Merhum Abdullah ve Fahreddin Tivnikli mütekemmil birer ticaret ve erbabı olmalarının yanı sıra kazandıklarını millet için, ülke için, mazlum ve mağdurlar için seferber eden vakıf insanlarıydı. İslam coğrafyasındaki meselelerle yakından ilgilenen, okuyan, yazan, ilim ve kitapla bağlarını hiçbir zaman koparmayan iki ilim aşığıydı.
Rabbim her ikisinin de ruhlarını şahit mekanlarını cennet eylesin diyorum. Biraz önce Ebu Bekir Bey hem İSAR Vakfı'nın hem de bu sene kırkıncı yılını kutlayan Eksim Holding'in kurucu değerlerinden kısaca bahsetti. Merhum Abdullah ve Fahreddin Tivnikli'nin büyük önem verdiği millete karşı sorumluluk bilincinin yaşatılıyor olması her türlü takdire şayandır.
Burada şunu vurgulamak durumundayım. Onların mirasına ve emanetine işte bugün burada olduğu gibi layıkı ve çiğle sahip çıkıldığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Abdullah Tivnikli İSAR Vakfımızın eğitim ve yayıncılık başta olmak üzere farklı alanlarda başarıyla yürüttüğü fikir ve gönül dünyamızı zenginleştiren çalışmalarını da çok kıymetli buluyor.
Sergide yer alan eserleri büyük bir titizlikle ihya eden tüm mücellitlerimize emekleri için şükranlarımı sunuyor. Ellerine, gönüllerine sağlık diliyorum. Kıymetli dostlar hepimiz biliyoruz ki mazisi olmayanın atisi de olamaz.
Geçmişine bilgane olanın geçmişiyle bağı kopanın hele hele geçmişini inkar edenin inşa edebileceği bir istikbal asla yoktur. Bizler millet olarak gerçekten büyük bir medeniyetin köklü bir tarihin zengin bir kültürel mirasın sahipleriyiz. Tarihimizin, medeniyetimizin kültürümüzün arkasında bir kısmı burada sergilenen eserlerden neşet eden eşsiz bir bilgi birikimi yatıyor.
Bizi asırlardır ayakta tutan bu güçlü birikim kitapla kütüphaneyle birlikte asıl anlamını kazanıyor. Malumunuz medeniyetimizi tarif ederken genellikle çınar örneği verilir. Tıpkı medeniyetler gibi milletler de insanlar da kökleriyle yaşar.
Kökleriyle ayakta kalır. Hayata ve tarihe kökleriyle tutunur. İşte bizi millet ve birey olarak köklerimize bağlayan en güçlü damar ilim fikir ve gönül erbabımızın imbiğinden süzülen kitaplarımızdır.
Bir dönem milletimizin kökleriyle bağını kesmek isteyenlerin kitaplarımızı ve kütüphanelerimizi hedef alması boşuna değildir. Bu ülke kağıt hamur yapılmak amacıyla en kıymetli belgelerinin okkası üç kuruşa hurda niyetine yabancılara satıldığı günler görmüştür. En utanç verici kitap katliamları milli iradenin ve demokrasinin askıya alındığı darbe dönemlerinde yaşanmıştır.
En son yirmi sekiz Şubat döneminde beş yüzü Sultan ikinci Abdülhamit Han'ın şahsi kitaplığına ait dört bin beş yüz eser devrin vesayetçi yöneticileri tarafından İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'nden çöpe atılmıştır. Bugün maalesef bazı alanlarda etkisini hissettiğimiz kültürel çölleşmenin arka planında bir dönem yapılan işte bu yanlışların büyük payı vardır. Isar Vakfımızın tarihimize kültürümüze medeniyet müktesebatımıza ve bizi köklerimize bağlayan eserlere sahip çıkmasını bu bakımdan ayrıca önemli görüyorum.
Bunu özellikle şunun için söylüyorum. Bakınız bizler cilt sanatında müstesna eserler vücuda getirmiş, dünyaca ünlü mücellitler yetiştirmiş bir milletiz. Merhum Samiha Ayverdi milletçe tevaruz ettiğimiz cilt sanatımızı ve sanatkarlarımızı şöyle anlatıyor.
Bir Orta Asya sanatı olarak dünyaya gözlerini açan ciltçilik Avrupa'ya da ışık saçarak yoluna devam ederken Selçuklu ve Osmanlı asırlarını kaplamıştır. Cilt ve cildi süsleyen teship adeta sanatkarın iç aleminin kağıda ve deriye akseden şekilleri renkleriydi. Bunlar resim ve şekil değil de sanki sanatkarın kendi sözü, kendi sesi, kendi meramı ve yüreğinin şekil bulmuş ifadesiydi.
Müslüman şarkta kitap üstüne emek bir nevi kutsiyet de taşıdığından cilt üstüne eğilen sanatkarın başı eserini vejdiyle işler onu bir nevi ibadet zevki içinde bezemeye süslemeye doyamazdı. Cilt sanatı ve mücellitlik bizde işte bu kadar değerli, bu kadar önemlidir.
Vakfımız bünyesinde kurduğunuz mücellithanede binden fazla eseri restöre etmek suretiyle yeniden hayata döndürdüğünüz için sizleri ayrıca tebrik ediyorum. Aynı şekilde sizleri unutulmaya yüz tutan cilt sanatımızı ihya etmeye dönük çabalarınız için de yürekten kutluyorum. Bu düşüncelerle Eksim Holding'in kırkıncı yılıyla birlikte kitaba vefa cilt sanatı ve restorasyon sergisinin bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Programda emeği geçen tüm kardeşlerimi yürekten kutluyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyor. Hepinizi Allah'a emanet ediyorum.
Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.”
Hibya Haber Ajansı© Copyright 2026 bartinhaberler.com.tr Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.